stratejinize-asik-olmayin

Stratejinize Aşık Olmayın

Strateji, marka için en kilit kavramlardan biri. Bu yüzden sıklıkla kullanıyoruz. Departman isimlerimizin başına ya da sonuna ekliyoruz.

Pazarlama stratejisi derken, kendimizi daha iyi hissediyoruz. Gösterişli excel tabloları hazırlıyoruz. Power point sunumlarda görsel şölenler oluşturuyoruz. Ve hepsini strateji adına yapıyoruz. Uzun uzun strateji toplantıları yapıyoruz.

Markamızın stratejileri diye başlayıp, araya birkaç havalı ingilizce kelime serpiştirip, tribünden puan toplamaya çalışıyoruz. Kartvizitlerimizde stratejiyi öne çıkarmaktan çok hoşlanıyoruz.

Ekonomi dergilerine verdiğimiz röportajlarda uzun uzun stratejimizden bahsediyoruz. Çünkü neresinden bakarsanız bakın, havalı bir kelime strateji.

Bu şekilde bir girişten sonra, strateji aslında hiçbir işe yaramaz demeyeceğim. Endişelenmeyin.

Strateji çok önemlidir. Fakat çoğu zaman yeterli değildir.

Neden mi?

Artık stratejik yönetim dönemi geride kalıyor. Strateji üzerine yapılan uzun toplantıların da geride kalması gerekiyor. Çünkü yeni dünya stratejiyle değil, taktiklerle yönetilen bir dünyaya doğru ilerliyor.

Strateji, başarılı olmak için yetmiyor. Başarıyı sağlayan sahadaki yaptıklarınız, pazarı, müşteriyi anlamanız. İleriyi öngörebilme yeteneğiniz.

İyinin iyi olarak kalamadığının birçok örneğini gördük:

  • Daha birkaç sene öncesine kadar dünyanın en çok satılan telefonu olan Nokia, en büyük pazar payına sahip marka, devrini tamamladı. Kenara çekilmek zorunda kaldı.
  • Kurumsal hayatın havalı telefonu, Blackberry komada.Bana sorarsanız kurtulma şansı yok.
  • Teknoloji devi Sony zor günler geçiriyor. Ağır ve hantal hamlelerle ilerlemeye çalışıyor.

Bu markaların stratejileri 10 yıl önce çok değerliydi. Ama şu an hiçbir anlam ifade etmiyor. Örnekler teknoloji dünyası ağırlıklı olsa da aslında tüm markalar için geçerli. Teknoloji markalarını örnek teşkil etmesi, teknolojinin hızıyla alakalı aslında.

Bugün teknoloji markaların başına gelen, yarın tüm markaların başına gelecek.

Dünya değişiyor, insanlar dönüşüyor. Markalar ise aynı kalmaya direniyor. Tabiatın ruhuna aykırı ve mümkün değil. Ayakta kalmak için zamanın ruhunu yakalamak ve değişime uyum sağlamak şart.

Peki marka yöneticileri neler yapmalı?

Marka yöneticilerine birkaç tavsiye vererek devam edelim:

  • Strateji markanız için en hayati noktalardan biridir. Fakat onu aksiyona dökmedikçe, taktiklerle beslemedikçe hiçbir anlam ifade etmez.
  • Stratejinizin temelinde değişim olmalı. Sabit bir strateji, uzun dönemli planlarla sonuç alamazsınız. Çoğu zaman plan yapmadan uygulamanız, dünkü kararınızı bugün çöpe atmanız gerekecek. Zaten önemli olan nokta burası, strateji işe yarıyorsa anlamlıdır. Havalı durup işe yaramayan strateji sizi koltuğunuzdan eder.
  • Çağımızın en önemli konularından biri hızdır. Zeki, akıllı olmak yetmiyor. Hızlı olmak zorundasınız. Kararlarınız daha hızlı olmalı. Uygulamalarınız hız kazanmalı. Takip edilen olmazsanız, rakiplerinizin ayak seslerini duymaya başlarsanız, çanlar sizin için çalmaya başlar.
  • Uzun toplantıları kenara bırakmanın vakti geldi. Çok sevdiğimiz power point sunumların çoğu, zaman kaybından ibaret. Sahaya inmedikçe, müşteriye dokunmadıkça, onu anlamadıkça, toplantılar en büyük gider kalemleridir. Lütfen azaltın.
  • Marka egosundan kurtulun. Biz büyük markayız, pazara yön veriyoruz yanılgısından kurtulun. Büyük marka diye bir şey yok aslında. Değerli marka var. Güçlü marka var. Pazarı değiştiren, müşteriye yön veren marka var. Bu sıfatların birleştiği marka olmak ise en önemli olan. Markanız gerçekten büyük mü? Bunu sadece zaman gösterebilir.
  • Markayı dinamik hale getirin. Onay mekanizmalarınızı azaltın. Marka müşterinin zihnindeki algılar bütünü. Zihin sürekli değişiyorken, markanız neden değişmiyor?  Neden karar almak için yönetim toplantıları bekleniyor? Üzülerek söyleyeyim dinamik olmayan marka, marka olarak kalamayacak. Dinamik olmak yeter mi? Tabii ki yetmez.
  • Artık tek yumrukla maç kazanılmıyor. Tek golle maç bitmiyor. Aylar süren hazırlıklarla yaptığınız reklam çalışmanız, 1 ay sonra unutuluyor. Çünkü artık güç süreklilkte,  Müşterinin zihninde yer almak için sürekli atakta, görünür ve etkileyici olmanız gerekiyor. Müşteri sadakati mi? Bu çağda mı? Oldukça zor.

İşin özüne gelirsek;  Strateji oldukça hayati bir konu. Ama kağıt üstünde kaldığında bir o kadar önemsiz.

Strateji markanın uygulamalarıyla anlam kazanır. Aldığı sonuçlarla etkileyici olur.

Yenilenebildiği oranda güçlüdür. Strateji güç verdiği oranda anlamlıdır.

Duygusal bakmamak gerekir. Stratejinize aşık olursanız, ilk fırtınada aşk acısı yaşarsınız.

Markafikirleri, çağı yakalayan, yeni nesil bakış açısına sahip bir anlayışla marka yönetimi, dijital, iş dünyası hakkında içerikler üreten fikir ve danışmanlık platformudur. Değişen çağa uyum sağlamak, fırsatları değerlendirmek ve dijitali etkin kullanmak isteyenler markalar için bilgiler paylaşır. Eğitim ve Danışmanlık ile ilgili iletişime geçmek için Tıklayın...

Bir Cevap Yazın

İçeriklerimize vakit ayırmanıza sevindik. İletişim bilgilerinizi bırakırsanız, eğitimlerimiz ve danışmanlıklarımızla ilgili detaylı bilgi verebilir, daha faydalı olabiliriz.

Adınız (gerekli)

Epostanız (gerekli)

Telefon Numaranız (gerekli)

İletiniz (gerekli)